YEREL      GÜNCEL      SPOR      ESNAF      SİYASET      EĞİTİM      KÜLTÜR   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Hüseyin TAŞYAKAN - tasyakanartemishaber@mynet.com
AKREBİN GÖZLERİ
09 Ağustos 2019 - 40 okunma

 

 

Bu başlığı ilk olarak on yıl önce kullandım değerli okuyucular. Aynı başlığı taşıyan o yazımın yayın tarihi 18 Ekim 2009’dur ve o günlerde ülkemiz, Fethullah denilen din bezirganı sahtekarın CIA uşaklığında kurguladığı devleti ele  geçirme operasyonlarına şahit oluyor ve o meşhur 2010 referandumuna doğru ağır ağır ilerlemekte olduğumuz günleri yaşıyorduk.

Ulusal basındaki büyüklerimiz, üniversitelerdeki aydınlarımız, ulusalcı Kemalist düşünce sahibi vatanperver insanlarımız dönem itibariyle sürekli uyarılarda bulunuyor, Pensilvanya’daki soytarının aslında dış güçler için çalışan bir sahtekar olduğunu ve toplumu din üzerinden sömürerek amaçlarına ulaşmaya çalışan bir terör örgütü lideri olduğunu anlatıyorken bizler de yerel basında aynıdüşünceyle mücadele vermeye çalışarak, gerçekleri anlatmaya çalışıyorduk.

Hatta o yazımda bu terör örgütü lideriyle tetikçilerinin, yavaş yavaş, büyük bir sabırla, ama emin adımlarla devletin tüm kurumlarına sızmak ve nihayetinde ele geçirmek maksatlarını anlatırken; o sıralarda oldukça sık dinlediğimden ötürü, yaşananlarla ilgili ben de bir benzetme hissi yarattığı için, Erkin KORAY’ın aynı ismi taşıyan şarkısındaki şu sözleri de not olarak düşmüştüm.

 "Hainlikle dolu boşalan bakışları

Sanki bitmez bir kin nefret soluyor

Yavaş yavaş yandan yaklaşışları

Belli ki küçük bir fırsat kolluyor’’ 

Şarkının bu sözleri dahi bizim o günlerde anlattıklarımızın bir özetini yazmakla birlikte, ardı sıra özellikle yetmez ama evetçilerin şak şakçılığını yaptığı 2010 referandumu sonrası yaşananlar göstermiştir ki; bu sözler aynı zamanda bizi haklı da çıkarmıştır. Bir akrebin avına yaklaşması gibi yavaşça ama en küçük fırsatı dahi kollayarak, ihanet duygusu içerisinde eylemler düzenleyen bu CIA uşağı terörist devletin tüm kurumlarının kılcal damarlarına kadar tetikçilerini sızdırmış ve neredeyse amacına ulaşacakken, bir dönem birlikte hareket ettikleri hükümetle beraber tamamen yok etmeye çalıştıkları ordu içerisindeki Atatürkçü, Kemalist ve ulusalcı ruha sahip askerler sayesinde bu emellerine nail olamamışlardır.

 

15 Temmuz darbe teşebbüsü sonrasında, Pensilvanya’daki alçağın gerçek yüzünü görenler sözüm ona tüm kurumlarda bir temizlik operasyonuna başlamışsa da, bariz bir şekilde tüm kamuoyunun da dikkatini çektiği üzere, bir türlü siyasi ayağını ortaya çıkarmak üzere, parmaklarını bile oynatmamışlardır.

 Bu konuyu defalarca işledim, yine de yeri gelirse başka bir yazımda tekrar değinirim. Bu yazının asıl çıkış noktasını ve ikinci defa ‘’AKREBİN GÖZLERİ’’ başlığını kullanmamdaki sebebe gelmek istiyorum.

Başta da ifade ettiğim gibi, Fethullah alçağı ve cemaatiyle ilgili olarak on yıl öncesinden uyarılarda bulunmuştuk, bunların asıl gayesinin topluma din bilgi ve kültürünü aşılamak değil, Allah’ı kullanarak devleti ele geçirmek olduğunu yüzlerce kez anlatmıştık. Ancak yaşanan acı bir tecrübeden sonra ülkede muktedir olanların aynı hatayı üstelik iddialar odur ki; bilerek yaptığını görüyoruz. 

15 Temmuz 2016 dan sonra Gülen cemaatinin kurumlardan tasfiye edilmesiyle birlikte, FETÖ’den boşalan kadroları doldurmak için  cemaatlerin ve vakıfların sıraya girdiği herkesçe malumdur. Bu yeni dönemde eğitimin gerici vakıflara teslim edildiği, Sağlık Bakanlığı’ndan Kültür ve Turizm Bakanlığı’na kadar bir çok bakanlıkta etkin rol verildiği de bir gerçektir.

Dolayısıyla 2009’da nasıl uyarma görevimizi yerine getirmişsek, bu günde aynı orumlulukla ülkeyi yönetenlerin dikkatini çekmek istiyoruz.

 Siz siz olun; her yaptığınızı, aldığınız her kararları deliler gibi alkışlayan medyadaki o satılmış kalemlerin sahibi yalakaların tuzağına bir kere daha düşmeyin.

Mesela o yanaşma takımı; size asla Menzil tarikatının İçişleri, Adalet ve Sağlık bakanlıklarında bu gün itibariyle ne kadar etkili olduğundan, bu tarikatın haberi olmadan Sağlık Bakanlığında herhangi bir ihale bile yapılamadığından bahsetmeyecektir. Hatta Emniyet mensuplarının yükselebilmek için Menzil’den referans aldığı iddialarını asla haber bile yapmayacak, zinhar size bunu sorup hiddetlenmenize sebep olmayacaklardır. Bu durumu yaratanın siz olduğunu düşünürsek, asla yanlış yaptığınızı söylemeyecek, (aynen Fetö’yü devlet kadrolarına yerleştirdiğiniz sırada olduğu gibi) yaptıklarınızın ülke yararına olduğu yalanıyla sizi her daim allayıp pullayacaklardır. 

Yukarıda işaret ettiğim gibi kamu kurumlarında en etkin görünen Menzil tarikatının ardından,  Milli Eğitim Bakanlığı kadrolarına yerleşen Süleymancılar, yine eğitimin gericileşmesinde etkin rol oynayan İsmail Ağa Cemaati, TRT ve Dışişleri Bakanlığında kadrolaşan ve kendilerinden habersiz kamuya temizlik işçisi dahi alınamadığı bilinen Malatyalılar cemaati ve imzalanan bir protokolle orta okul ve liselerin yanı sıra üniversiteye giriş kursundan kuran kursuna kadar istediği her alanda kendisine eğitim verme hakkı tanınan Ensar Vakfı gibi isimlerini buraya sığdıramayacağım bir yığın tarikat, vakıf ve cemaatlerle kurduğunuz ve süreklilik ihtiva eden ilişkinizin ülkenin temeline konulmuş bir dinamit olduğundan, o yandaş ve yanaşma takımı şak şakçılarınız asla bahsetmeyecek, bilakis sizin bugüne kadar gelmiş geçmiş en doğru yönetim ekibi olduğunuzdan bahsedecektir.

 Tıpkı bundan on yıl öncesinde yaptıkları gibi yani, öve öve yere göğe sığdıramadıkları Fethullah alçağıyla olan ortak eylemlerinizde sizi alkışladıkları gibi. 

Bugün de size asla yanlış yaptığınızı söylemeyecek, sırf kendi rahatları bozulmasın diye attığınız her yanlış adımın arkasında duracaklardır. Siz de on yıl öncesinde olduğu gibi, bu yalaka takımının dalkavukluğuna kapılıp yaklaşan tehlikeden habersiz, belkide ülkeyi bir kez daha uçuruma doğru sürükleyeceksiniz. 

Ve nihai olarak on yıl sonra ikinci defa AKREBİN GÖZLERİ demek ihtiyacımız; aynı gafletten aldıkları cesaretle, Cumhuriyete karşı kin ve nefret soluyanların yavaş yavaş ve fırsat kollayarak devleti ele geçirmek üzere besledikleri arzudandır ki; 

Bu ülkenin artık, birilerinin gafletiyle daha kaybedeceği bir 17 yılı ve bir ‘’aldatıldık, Allah bizi affetsin’’ sözüne daha göstereceği tahammülü kalmamıştır.


Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Hüseyin TAŞYAKAN Diğer Yazıları

08 Temmuz 2019 - DİL YARASI
17 Nisan 2019 - PANDORA’NIN KUTUSU…
11 Şubat 2019 - SÜRÜSÜNE BEREKET!
09 Aralık 2018 - HANGİ MUSALLA TEMİZLER SİZİ!
19 Ekim 2018 - CAHİL DEĞİL YALAKA!
15 Eylül 2018 - AHLAK FUKARASI
05 Haziran 2018 - YERLE YEKSAN OLAN EFSANE
26 Mart 2018 - DALKAVUK (YALAKA)
14 Kasım 2017 - YÜZLEŞME...
28 Ekim 2017 - DÜNKÜ GÜNEŞLE BUGÜNKÜ ÇAMAŞIRLAR KURUMAZ!
23 Haziran 2017 - 8 BİN YILLIK EFES, BÖYLE UCUZLUK GÖRMEDİ!
31 Mart 2015 - KESER DÖNER SAP DÖNER
08 Şubat 2015 - Dört Aylık Ömrünüz Kaldı...!!!
27 Ocak 2015 - O Dille Tekerleme Bile Yazamazsınız

             
                  
     
                      SELÇUK HAVA DURUMU
  IZMIR
..
Anasayfa | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası | Künye
CH