YEREL      GÜNCEL      SPOR      ESNAF      SİYASET      EĞİTİM      KÜLTÜR   
 
Ana Sayfa > Site Yazarları

Atilla SERTER - serterartemishaber@mynet.com
Uğur Dündar korktu
13 Haziran 2019 - 458 okunma

Uğur Dündar, ekranda olmadığı yıllarda Türk halkı tarafından yılın televizyoncusu seçilen, kamuoyu şirketleri tarafından yapılan araştırmalarda en güvenilir kişi ilan edilen bir gazeteci.


Biliyorsunuz, İstanbul’da seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun mazbatası elinden alındı.

13 bin 729 oy farkı ile mazbatası elinden alınan ve 18 gün İstanbul Belediye Başkanlığı yapan Ekrem İmamoğlu’na haksız, hukuksuz bir karar ile YSK darbesi gerçekleştirildi.

2015 Haziran seçimlerinde SSK emeklisi bir gazeteci olan şahsımın milletvekili adaylığını “Devlet Memurudur” yalanı ile elinden alan, referandumda mühürsüz oyları sayan YSK’nın bu kararı beni hiç şaşırtmamıştı. AKP’nin emri ile bir kez daha beklenen yaşandı.

İstanbul seçmeninin 4 milyon 149 bin 765 helal oyunun alan Başkan İmamoğlu’nun mazbatası iptal edilirken, hukuki hiçbir gerekçe, somut bir bulgu ve delil ortaya konulamadı. Ve insanlar haklı olarak birbirine sordu:

-    “Aynı zarftan 4 oy çıkıyor. Üçü geçerli biri niçin geçersiz? Birileri beri gelip hele bir bize anlatıverse…”

Bu yazdıklarımı gündemi takip eden, okuyan, yazan herkes biliyor. Şimdi gelelim asıl konuya.


17 yıldır muhalefet milletvekilleri ile değil ekrana çıkmak, karşılıklı çay içmekten dahi imtina eden AKP milletvekilleri şimdilerde ekranlardaki tartışmalardan medet umar hale geldiler.

31 Mart seçimlerine giderken AKP adayı Binali Yıldırım “Gel ekrana çıkalım, İstanbul’un sorunlarını konuşalım” diye teklif getiren CHP adayı Ekrem İmamoğlu’na yanıt dahi vermiyordu.

Kazanacaklarından emin, burnu kaf dağında, Cumhurbaşkanı makamını koruma zırhına çevirenAKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sırtını dayamış Binali Yıldırım ve ekibi, “Beka Beka” diye bağıra bağıra gezerek İstanbul’u altın tepsi içinde kendisine sunacaklarını zannediyordu.

Öyle bir kampanya yürüttüler ki, muhalif olan herkes “Terörist” ilan edilirken, soğan-patates tüccarları dahil aynı unvandan nasibini alıyordu.

İktidar aleyhine ağızını açan ve yazan; ya FETÖ’cü, ya PKK’lı ya da bir başka terör örgütü yaftasıyla damgalanıyordu.

Sonuç malum; İstanbul halkı 31 Mart’ta sandığa gitti, kibir iktidarı ve onun temsilcisi Binali Yıldırım’a gereken dersi verdi.

UĞUR DÜNDAR’A YÖNELİK LİNÇ GİRİŞİMİ

Seçimi yitirmiş AKP adayı Binali Yıldırım, YSK’nın hukuksuz kararının ardından tutmayan kampanyasında çare olarak geçmişte yapılan açıkoturum çağrısını bir çare olarak gördü ve bu ipe sarıldı.

Slogan dahi üretemeyen, seçim alanlarında ve vaatlerde İmamoğlu’nun taklitçiliğine soyunan, daha önce “sevgi pıtırcığı” diye tanımladıkları İmamoğlu’nun kötü bir kopyası haline gelen Binali Yıldırım, “Açıkoturum olsun, oturumu da Uğur Dündar yönetsin” deyiverdi.

Uğur Dündar, ekranda olmadığı yıllarda Türk halkı tarafından yılın televizyoncusu seçilen, kamuoyu şirketleri tarafından yapılan araştırmalarda en güvenilir kişi ilan edilen bir gazeteci.

Yıldırım’ın “Moderatör Uğur Dündar olsun” talebine yılların deneyimli ismi teşekkür etti ve kendisine duyulan güvenden dolayı memnuniyetini iletti. Sonrasında Türkiye bu haberlerle çalkalandı. Ve ardından sosyal medya üzerinden Uğur Dündar’a yönelik linç girişimi ve manipülasyon başladı.

Toplumdaki kutuplaşmayı da gören ve programın yöneticiliğini kabul etmeyen Dündar için “Vazgeçti yayıncılığı” başladı. Kimileri “Baskı gördü”, kimileri “Korktu” yaygarasına başladılar ki onların Uğur Dündar’ı hiç tanımadığı ve anlayamadığı ortaya çıktı.

Birincisi; Uğur Dündar korku nedir bilmez. Daha doğrusu her insanın içinde var olan korku hissini yerle bir edecek cesarete sahip bir kişiliktir. Tanıdığım ve bildiğim kadarıyla “korktu” diyenler için Uğur Dündar’ın korkularını sıralayayım.

-    Uğur Dündar, iftira atmaktan, insanları karalamaktan, insanları haksız yere üzmekten, hak yemekten çok korkar. Ama iftiracılardan, kötü insanlardan, hak yemeye kalkışanlardan hiç korkmaz.

-    Uğur Dündar, kul hakkı yemekten, insanların özel yaşamına girmekten, insanların özel yaşamlarına karışmaktan çok korkar. Ama kul hakkı yiyenlerden, insanların özel yaşamını takip edenlerden, telefon dinleyenlerden, kötü insanlardan hiç korkmaz.

-    Uğur Dündar, habercilik yaparken hakikatten ayrılmaktan, yalancılıktan çok korkar. Ama yalancılardan, iftiracılardan, trollerden hiç korkmaz.

-    Uğur Dündar, insan kalbi kırmaktan çok korkar. Ama üstüne yürüyenlerden zerrece korkmaz.

Tarih bunun sayısız örnekleriyle doludur. Fazlaca uzatmaya gerek yok.

Uğur Dündar korktu diyenler için bir kez daha tekrarlayayım; hak, hukuk, adalet çizgisinden ayrılmayan Uğur Dündar’ın korkuları tamamen insanidir.

Bilenler, bilmeyenlere anlatsın.

Atila Sertel

Bu Yazıyı Paylaşın:


Yorumlar (0):

Yorum Ekle


Adınız Soyadınız*

E-posta Adresiniz*

(E-posta adresiniz sitede görünmez)

Yorumunuz*



(Yandaki güvenlik kodunu bu alana giriniz)
   
 


Atilla SERTER Diğer Yazıları

05 Eylül 2016 - Birlik ve beraberlik içinde nice yaşlara…
01 Ekim 2015 - 9 Eylül’ü anlamak gerekiyor
21 Şubat 2015 - Ön seçim farkı
07 Şubat 2015 - İktidar umudu var mı?
26 Ocak 2015 - Hürriyet Gazetesi’nden Tahsin Öztin geldi, geçti…
VİDEOLAR

 


 
             
                  
                      SELÇUK HAVA DURUMU
  IZMIR
..
     
Anasayfa | Gazeteler | Foto Galeri | Video Galeri | Sohbet Odası | Künye
CH